Cevap Önemli

Biliyorsunuz en müzmin hastalıklarımızdan bir tanesi de bencilliktir. Bu yüzden çoğu zaman nefsimizin esiri olmaktan kurtulamayıp zor durumlara düştüğümüz olmuştur.

Bunun en bariz göstergesi de paylaşım denen hasletimizin gittikçe kaybolmaya yüz tutmasıdır.

Çoğu zaman şikâyet de etsek, her lafı geldiğinde olmaması gerektiğini de söylesek, hatta çocuklarımıza bunun iyi bir şey olmadığını nasihat de etsek maalesef sonuç değişmiyor. İşin garibi genellikle farkına varmadan ve gayri ihtiyarı düşüyoruz bu duruma.

Hâlbuki aile ortamından tutun da toplum hayatımıza kadar her ortamda bu hastalığı yenme ve nefsimiz alt etme konusunda samimi olarak gerekli çabayı göstersek inanın her şey daha farklı olacak. Aslında bu konuda fazla bir şey söylenmesine gerek yok bence. Çünkü işin söz kısmını, yani nasihat kısmını çok iyi yapıyoruz. Ama bunu bir türlü özümüze uygulayamıyoruz.

Neyse lafı fazla uzatmadan bu konuya güzel örnek bir yazıyı paylaşayım sizlerle. Bildiğiniz gibi böylesi öykü ve kıssalar bazen sayfalar dolusu yazıdan daha etkili olabiliyorlar.

Ben de okuduğumda hoşuma giden yazıyı sizlerle paylaşayım dedim.

Saygın bir firmada yönetim, ise girmek isteyenlere bir soru sormuş ve soruya en uygun cevabı veren kişiyi ise almışlar.

Bu soruda doğru veya yanlış cevap diye bir şey yok, sadece düşünce sistemi önemli.
Soru şu:

Karanlık yağmurlu bir gece, yağmur yağıyor, fırtına var, gök gürlüyor ve siz sabaha karşı 02.00' de tek basınıza ıssız bir yolda araba ile gitmektesiniz. Arabanız iki kişilik. Biraz ilerde otobüs durağında 3 kişi bekliyor. Birincisi bir doktor, sizi daha önce geçirdiğiniz kalp krizinden kurtarmış. İkinci kişi, çok yaslı ve hasta neredeyse ölmek üzere olan birisi. Üçüncüsü, hayatınızın rüyası, her zaman tanışmak için can attığınız birisi. Hava gittikçe kötüleşiyor ve arabanızda sadece bir kişiye yer var. Böyle bir durumda ne yapardınız?

Soruyu iyice düşünün ve en iyi cevabı verin.

Görüşmecilerden bazılarının cevabı söyle olmuş:

A. Hasta adamı en yakın hastaneye götürürdüm

B. Doktor daha önce hayatımı kurtardığına göre onu alırdım

C. Manen düşünürsem tabi ki hasta adamı alırdım, fakat kendi geleceğim ve hayatım için, her zaman tanışmak istediğim, hayatımın rüyasını alırdım.

Burada doğru veya yanlış cevap diye bir şey yok. Sadece her bir kişinin durumu algılayışı ve ele alışı var.

Bu görüşmede cevapların % 90' i "yaşlı adamı alırdım" olmuş, olmuş;  ama sadece bir kişiyi işe almışlar.

O kişinin cevabı acaba nasılmış?

(Biraz düşünün ve sonra devamını okuyun.)

Arabadan inip anahtarı doktora veririm, doktor benim hayatımı kurtardığı gibi yaşlı kişiyi de hastaneye yetiştirip iyileştirebilir. Böylece ben de hayatımın insanıyla otobüs durağında baş başa kalıp onu tanıma fırsatını elde edebilirim.

Bu cevapla o kişi hemen ise alınmış.

İnsanoğlu tabii olarak bencildir, bütün verilen diğer cevaplarda kimse arabasını vermeyi akıl edememiş.